Yeniden Bir Başlangıç- Branş Öğretmeninin Eğitim Teknolojilerine Bakışı

  • DalidaEkbenli
  • 9 Temmuz 2015
  • tumblr_m9cevh1cTZ1qa2dw5o1_1280

    Yeni oluşturmaya başladığım siteme eskiden yazdığım bir yazıyı eklemek istedim. Uzun zamandır okumadığım bu yazıma tekrar göz gezdirmek farklı hissettirdi. Hepimiz yazılarımızla, yaptıklarımızla, anlattıklarımızla ve paylaştıklarımızla izler bırakıyoruz arkamızda. İlerliyoruz… İlerledikçe de yolda yeni şeyler görüyor öğreniyoruz. Geri dönüp baktığımızda; geçtiğimiz yollar, bıraktığımız izler mutlu ediyor gururlandırıyor, bazen hayrete düşürüyor ama çoğu zaman da varlığımızı hatırlatıyor, ilerlememiz gerektiğini yaşadığımızı söylüyor bu izler. İşte ben de geçmişte yazdığım bir yazıyı asla yok etmemek ve silmemek için bir başlangıç niyetine kullanıyorum. Bu yeni site de yolumda bırakacağım yeni bir iz. Bıraktığım bu izi görenler olacaktır, inanıyorum…

    ———————————————————————————————————-

    Yazıma nasıl başlasam diye düşünürken arkadaşım  Eda Yavuz’un kendi sitesinde yayınladığı bir blog yazısı  bana ilham verdi :)

    “Eğitim Teknoloğu”  –  http://www.edayavuz.com/egitim-teknologu/   Öncelikle yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum.

    Bir öğretmenim… Daha öğrenciyken hedefim matematik üzerine kendimi geliştirmekti. Yeteneğimin sayısal alanda olması bir şans. Bunu “şans” olarak değerlendirmemin sebebi okullarda başarının öğrencilerin yetenekleri doğrultusunda değil maalesef müfredatlarca belirlenmiş krediler ve notlarla ölçülüyor olmasıdır. Lisedeyken dersten öteye geçmeyen matematik üniversitedeyken bir felsefeye dönüştü benim için. Çünkü,  “MATEMATİK HERYERDE”… “Fizik” eğitimi ile beraber sürdürdüğüm “Matematik” eğitimi aslına sayıların ve  işlemlerin bir görüntü kazanmasına olanak sağladı. Örneğin bir integralin, bir türevin, bir limitin aslında bir işlemden öte resme dönüşmesi, hareket bulması doğru yolda olduğuma inandrırdı beni. Parçalar yerine otururken büyük resim netleşti.

    Öğretmen olduğumda daha öğrenciyken bazen inadına da sorulan “Bu konu gerçek hayatta ne işe yarayacak?” sorularıyla sık sık karşılaşmaya başladım.

    “Ben öğrenciyken….” diye başlayan cümleyi hem ben, hem de benden yaşça büyük ve tecrübeli meslektaşlarım aynı anda kullanıyorsak bu birşeyi gösterir. Öğrenci profili artık kısa zamanda değişiyor. Gereksinimler, beklentiler ve ikna olma güdüsü farklılaşıyor.

    21st century skills new

     

    Bir ihtiyacı farkedip kendimi farklı bir alanda daha geliştirmeliyim diye düşündüm.“21 yy. Becerileri”, “ISTE Standartalrı, “Eğitim Teknolojileri”  gbi kavramları tanımaya başladım.

    3

     

    Homojen olmayan bir sınıfta öğretmenlik yapmanın pozitif yönleri bana hep baskın gelmiştir. Bunu “Küçük Prens” seven biri olarak söyleyebilirim. Siz bir kişi için bile farklı bir anlam yükleyebilirseniz bir derse işte o zaman öğrenciniz / (öğrencileriniz) ders dışında bir gözle bakmış olur anlattıklarınıza. Kafalarındaki soru işaretleri sadece kendileri istediği için bir araştırma eylemine, öğrenme merakına dönüşür. Tıpkı Küçük Prensin sırf kendi gülü yaşadığı için o yıldıza (gezegene) diğer milyonlarcasından farklı gözle bakması ve inanaması gibi…

    10625112_10153170124139829_5527049728944515393_n

    984146_10152949854509829_379069580998798369_n

     

     

     

     

     

     

     

     

    Ben de “Eğitim Teknolojileri” ile böylece yakından ilgilenmeye başladım. Bu iki taraflı bir gelişme süreci aslında. Ben yeni şeyler öğrendikçe öğrencilerimle yaptığımız dersler de yeni şekiller almaya başladı. Derse katılmayan öğrencilerim farkı fark etti. :) Realist olmak gerekirse sınıfta zaman, mekan ve maddiyatın elvermediği birçok durumu, ortamı veya deneyi sınıfta öğrencilerinizle yaşayabiliyor olmanız teknolojinin en büyük artısı.

    11010959_10153151220283109_4554334109967116153_n    11351378_10153924809659829_4878409795236835253_n

    11018825_10153825775849829_3008265418610375593_n   11391169_10153924820004829_6595842054534924216_n

    … Gelelim yazımın başında bahsettiğim Eda arkadaşımın blog yazısına. Verdiğim eğitimler sırasında öğretmenlerin gözündeki mutluluğu, “evet bunu sınıfta uygulayabilirim” bakışını veya endişeyi bir öğretmen olarak çok iyi anladığımı düşünüyorum. Sınıfta ders anlatırken öğrencilerin ihtiyaçlarını anlayan bir öğretmen gibi.

    Bu yüzden bir öğretmenden çok iyi bir “Eğitim Teknoloğu” olacağına inanıyorum. Hayat boyu öğrenen felsefesiyle gelişmelere açık her öğretmenin sınıfında mucizeler yaratacağını biliyorum. :)